14 Ağustos 2008

Mitten Hayatlar




Her güne tazelenmiş bir beyinle uyanmak isteyenleri anlayamadım hiç. Sanki her gün tazelenen beyinleri tekrar kartlaşmayacakmış gibi. Müptelası oldukları şeyi her defasında yeniden elde etmek adına hayattan bezmiş havalarını etraflarından eksik etmezler. Kendi müşkülpesentliklerini hayata mal ettiklerini nasıl olur da görmezler?
Nereden doğuyor bu insanlar? Kendilerini sürekli bir çıkmazın parçası haline getirmekten feci haz alıyorlar. Ya deliler ya fazla akıllı! Orta bir durum göremiyorum hallerinde. Ne kadar uçlarda yaşarsalar diğerlerini kendi çıkmazlarına çekmek için o kadar fazla yerlerinin olacağını çok iyi biliyor olmamalılar. Onların çıkmazı adeta uçurum. Çıkmazdan sonrası ölüm. Yeni olanlar diğerlerini uçurumlarının uç noktalarına çekmek için düşmek zorunda. Bunlar deli mi yahu? Ait olmadıkları bir hayatın ceremesini neden çekerler ki? Bir miti yerine mi getirmeye çalışıyorlar yoksa? Sisyphus’un miti… Onları aklamaya yeter mi dersiniz? Sanmıyorum.,çünkü Sisyphus’un hiç yoktan uğruna can verecek şeyin olmadığını gözümüze sokan sonsuz döngüsü vardı. Döngü, çıkmazdan yeğdir demiyorum. ‘bu neyden bahsediyor?’ fısıltıları çalındı kulağıma! Her şeyi bu kadar sorgulasanız ya! Garip,şimdi de sorgulamadığımızı nerden biliyorsun? Serzenişlerini duyar gibiyim. Sisyphus döngüsüne yine tıkıldık gördünüz mü? Kayalar bir türlü zirveye taşınamıyor habire dağın eteklerine dönüyor!

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...