27 Kasım 2009

YABANCI

Kişiselleştiremediğimiz nedenlerden ötürü ha bire bir şeylere yabancılaşıyoruz.

Kendimizi kişiselleştiremediğimizde ise bilin bakalım bu kez neye yabancılaşıyoruz?

Ta kendimize.

Kendine yabancılaşan bi tek kendin misin sandın? Hadi canım, bırak şimdi. Özel olmak isteyen herkes böylesi özel duygular yaşadığını ve kimsenin de bunu yaşamayacağını düşünür ya başta... Bir başkasının aynı şeyleri yaşamış olduğunu görünce şaşırmamızın, O kişiyi kendimize yakın hissetmemizin nedeni ne sanıyorsunuz? Şaşırırız, çünkü başta duygumuzun tekliğine garip bir şekilde inanırız. Yakın hissederiz, çünkü SEN' den bir tane daha var! Tamamen bencillik üstüne kurulu bir algılama aslında. BAŞTA.

Senden birilerini bulamazsan YALNIZlaşırsın. Yalnızlığın hüküm sürdüğü kayda değer bir sürenin sonunda ise YABANCIlaşırsın.

Olurunu diyeyim ben size, ellerine bakarsın ''aa el; hareket ediyor, bir şeyleri tutuyor, kapatıyorum açıyorum!'', sonra konuştuğun kelimeler garip bir şekilde anlam ihtiva etmiyor. Bir 'masa' kelimesinin ne anlam ifade ettiğini bulamamak diye bir durum gerçekten var. Herkese oluyor bu, hemen hemen herkese...

O yabancılaştığımız şeylerle nasıl meşgul oluyorsak, beynin uyuşukluk hali diye bir durumu türetiyoruz. Bir şey yapmadan, boylu boyunca yatarak, aralıksız müzik dinleyerek, gözleri fazla kırpıştırmadan bir şeylere bakarak gün mü geçer be! Heyecan yapma, GEÇİYOR.

Durum, üretkenliğe balta vuran en fena durumdur. Uyuşukluk beynin en büyük düşmanı. Kim demiş alkoldür diye! Uydurma şimdi. Amman uzaklaşmadan dolanalım cümlelerin etrafında.

Hah, geleceğim sadete. Bu gibi durumlar somut örnekler üstünden anlatılmadıkça teorik bilgi gibi oluyor. Genelden etkilenini görmedim ben pek. Özeli niye bu kadar çok sevdiğimizi aklımızda kalan durumlar sayesinde anlayabiliriz. Bakın yine BENciliz. Bu olumsuz bir şey olduğu için durmadan tekrarlıyor değilim. Olması gereken bu. Olayları; kendimizde bulmadığımız sürece yani kendileştirmediğimiz sürece algılamayız. Somut örnekle göstermenin bir yolu da budur. Bu bağlamda somut örnek KENDİNİZ oluyorsunuz. Bu anlatım bile çok soyut kalıyor, dikkat ettim de!

Yalnızlıkta somutlaştıracak bir durum olmadığından KENDİLEŞTİRME aşamasını gerçekleştiremeyip YABANCILAŞMAnız da bu nedenledir.

Böyle bir sürecin ardından bunu gibi karışık düşüncelerin barındığı bir dizi cümle çıkabiliyor. Bir an evvel atlatmaya bakın(!)
Süreç ne kadar uzun olursa yapmak istedikleriniz ile yapamadıklarınız arasındaki uçurum o kadar artar. Uçuruma fazla bir şeylerinizi feda etmemeye bakın(!)

İYİ KALIN...

2 yorum:

manzanasverdes dedi ki...

Kendimizi haddinden fazla önemsiyoruz di mi sahi?

soulfrog dedi ki...

Esasında çok benciliz çooook. ''Evrim bencildir.'' denilmişti bir yerde. Devamlılığımız için, değişmemiz-dönüşmemiz için bencillik iliğimize işlenmiş demek ki. Ne kadar sıyırırsan sıyır sadece biraz daha az bencil olursun.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...