20 Ocak 2010

Çammurabi Kanunları I


Çekilmez şehir hayatını daha fazla çekilmez hale getiren neler vardır? Bugün bunlardan yalnızca birine değineceğim. Ayakkabılarım çamur içinde kaldığında çekilmezliğin başını çeken konu beliriverdi.

Çamuru severdim ben. Yerine göre tabii. Şehir dediğin, asfaltla kaplı temiz olması gereken yapay insanat bahçeleridir. Asfaltın, kaldırımın üstünde delikler, çamurdan çukurlar görünce çamurdan nefret eder oldum. Şehirdeki çamura dayanamıyorum. Yoksa çamurdan kap, çanak yapmış bir neslin çocuklarındandım ben. Saatlerce oynardık çamurla. Şimdi bile oynarım. Ama yılın yağmurlu zamanlarının dışında bile çamurlu basamaklar, kaldırımlar vaat eden bir şehir hayatı içinde çamurdan zevk almak mı!

Yapımı tamamlanmamış geçitler nedeniyle bariyerlerin boşluklarından karşıya geçmeye çalışan insanlar, karşıdan karşıya geçerken araba altında kalmamaya mı dikkat etsin yoksa bir sonraki adımında hangi boka basacağını mı kontrol etsin? Çammurabi kanunları der ki: batabildiğin kadar bat. Hiçbir zaman batmak istemediğin zamanki kadar çamura bulanmazsın.

Yağmur yağıyordu, şemsiye kullanmayanlardanım. Karşıya geçmek isterken arabalar bir türlü durmak bilmiyordu. Çamur ayaklarımla daha bir bütünleşme aşkı içinde cıvımaya başlamıştı. Sürücüler niye cıvıyorlardı dersin? Arabalarını üstüme sürerek, göz kırpan farlarını yakarak kendi pis çamurlarını da mı bulaştırmak istiyorlardı?

Yalnızım sanıyordum. Bir baktım, yine bir romandaki karakter yanıbaşımda bitivermişti. Bu kez Baba ve Piç' in Zeliha' sı. Gözümü karartıp karşıya geçmeye çalışırken peşimden koştuğunu gördüm. Elinde mazgala takılıp kopmuş topuğu ile topallaya topallaya bana yetişmeye çalışıyordu. Düz taban çamurlu botlarımın yere ne kadar sağlam bastığını görüp adımlarımı sıklaştırdım. Eee ne yapsaydım, durup Zeliha' yı mı bekleseydim. Çamurla oynamayı severim ben, arabaların altındaki çamur olmayı değil... Çammurabi kanunları der ki: Çamura bulaş ama hiçbir zaman çamur olma.

P.S. Yukardaki fotoğrafı ben çektim. İvriz su şişesinden anlaşılacağı üzere Ereğli' nin bir sokağında çamurla oynayan çocuklara musallat olmuştum. Biraz oynamama izin vermişlerdi. Su taşıdım o kadar hem. Kendi çamurumu da yapardım ki ne var! Gereksiz hüzünlendim bak yine.


2 yorum:

Barakuda dedi ki...

bu daha anlaşılır olmuş güzeel..

çammurabi kimse çam dikeyim ona.. halt etmiş.. çamur olucan bu dünyada.. o iş yapıyor..

ereğli değil konya..

insanat.. beğendim bunu çok..

çav..

soulfrog dedi ki...

öznel doğrularının uyuşmadığı her şeye çam dikecek olursan,ohoo. ama yararlı olabilir bu malum...
hadi bakalım çamuru da senden çamı da senden.

ısrarlıyım konya değil EREĞLİ.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...