25 Ocak 2010

Vitrin İlişkileri




Hava epey soğuk olacak, gün pek de ilerlememiş. Gökyüzü kapalı, gönül gözüm de kapalı. Ruh halimin üstünü örtmüşüm, görünen örtüde mutluymuş gibi duran eğreti bir surat var. Rüzgara karşı mücadele veriyorum. Yanımda aklımdan geçeni söylediğimde ''fakat! nasıl olur ulan!'' demeyecek sevdiğim bir insan var.


Kişinin adeta kendi yedeği olan bir dosta sahip olması halinde yapacakları inanılmaz. Kendine ne söylüyorsa O' na da söyleyebilir çünkü. Diyelim ki beynin cümle ishali oldu, etraftaki şeyler hakkında herkesin gördüğü ama dile getirmediği şeyleri birbiri ardına sürekli söylemeye başladın! Malzeme istemediğin kadar olacaktır. Malum rüzgar da vardı, malzemeler savrula savrula geldiler.


Bir şeye karşı bir tavrımız var ise önce kendimizi eleştiriyoruz. Ardından tavır aldığımız şeyi olay mahalinde incelemeye alıp notunu verip başka şeylere tavır almaya başlıyoruz. İlişkilere karşı tavır almaya ne zaman başladığımı inanın bilmiyorum. İkili ilişkilerin oldukça büyük bir çoğunluğuna görünenden ötürü acayip bir bakış açısı kazandım. Önyargı getireceğimi sananlar yanılırlar, önyargı olması için bilinmeyen hakkında fikrimin ince gülünü sunmam lazım. Bilinmeyen bir şey yok ortada.
Neyse, bir gece öncesinde kendimizle alay ederken -ikili ilişkilerde iyi değiliz lan teke tekte üstüme tanımam gibi gevezelikler ederken konuşmayı birden ciddiye bindirip şöyle bir durduk...


- Biz yoksa etrafımızdaki çiftleri eleştiriyorken içten içe haset mi besliyoruz ki? Bir çekemezlik, bir sinsilik sezmedin mi sen de bizde?


Bu gelinebilecek en son noktadır, çevredeki herşey sığlığı içinde normalliğine devam ederken kişi kendinde bir yanlış aramaya başlıyor. Empatinin amına koduk resmen. Onun öncesinde çevremizdeki, ancak hemen hemen yakınımız olmayan kişilerin tamamen ikili popülasyonlardan oluştuğunu belirtmem gerek. Kenara çekilip hayvanlar aleminde ne yaşanıyorsa görebileceğiniz türden şeyler görmek neden itici geliyor acaba? Cevabı içinde gizli bence.


İnsan ilişkilerine hayvanlar alemi gibi bakma işinden çok hoşlanıyorum. Arada erkeğini diğer dişilerden korumaya çalışan dişi psikolojisini '' Bir etrafa işeyip çevreyi mimlemediği kaldı!'' ile dile getirirken, yanında dişisi olan bir erkeği aranırken gördüğümde ''Götü kaşınıyor yine birilerinin!'' diye hiç te hoş olmayan tabirler kullanabiliyorum. Benim etrafımda yeni yeni türediler ama hep vardılar biliyorum: giysilerinin renkleri uyumlu, ayakkabıları aynı marka vs. olan çiftler. EVVET işte tam burda baştaki rüzgarın savurduğu malzemelerin bunlar olduğunu söylemeliyim. Üçer beşer ikililer hem de uyumlu ikililer köşeden çıkmasın mı karşımıza! N' oluyo lan! Bu noktada beynim cümle ishali oldu durduramadım.
Normalde içses olarak tınlayan kelimelerimi duyan yedeğim benden daha terbiyeli olduğu için gülmekten bana laf yetiştiremiyordu. Aramızdaki tek fark aynı cümleleri birimiz kurmazken diğerimiz yüksek perdelerde dile getiriyor.


Çiftin dişisi ayağına geçirdiği benim sonradan adlarının bihter çizmesi olduklarını öğrendiğim çizmeleriyle erkeğinin adımlarının senkronunu yakalamış salına salına yürüyordu. Seke seke gitmesi çizmenin verdiği rahatsızlıktandır diye düşnüyordum. Yoksa cilveli ceylan gibi olduğunu aklıma bile getirmedim. Ben soğuktan götümü nasıl ısıtırım diye metronom gibi periyodik salınırken o apayrı bir salınım gerçekleştiriyordu. Baktım ardından... Çizmelere takılmıştı gözüm, yedeğime sordum herkeste bunlardan mı var yoksa bana mı öyle geliyor? ''Aaa bilmiyor musun, mağazalar birbiriyle yarışıyor en gerçek Bihter ...' sı geldi, gel vatandaş diye. Bu nadide koleksiyonun çizme olan parçası oluyor.'' dedi yedeğim. Tüm Bihter çizmesine sahip dişilerin aynı şekilde salındığını görünce marifet çizmelerde diye düşündüm. Bir süre cilveli salınıma bakakaldım. Beynimdeki cümle ishali durmuyor devam ediyordum, '' Şimdi bu öperken de Bihter öpüşü yapıyordur ha!''
Dişinin erkeği de üç çizgili siyah eşofman altı ve üç çizgili ayakkkabısı ile dişisinin yanı sıra gidiyor, sportif gibi traşlanmış kafası ile dişisinin mırıltılarına onay veriyordu. Hayvanlar aleminde gözümü rahatsız edecek kostümler yok iken burada böyle şeylerin olması aradaki farkı ortaya koyuyor sanıyorum.


Bihter çizmesi ve adidas eşofman uzaklaşırlarken ben de bu çiftin farklı ama aynı konseptte olan taklitleriyle dolu başka çevrelere doğru yol aldım. Aşortman, aşortman... diye diye ilerlerken karşıdan başka bir ceylan seke seke geliyordu bu yalnızdı, sekmesinin nedenini hepimiz biliyoruz artık: Bihter çizmeli ceylan seke seke ilerler. Bir yerlerde eşofman' ı olduğunu bırakın ben tahmin edeyim.


P.S:Bahsi geçen ilişkilerin ''vitrin ilişkileri'' olduğu görülemez belki diye kendi büyütecimden hep beraber bakalım dedim. Yukardaki fotoğraf yine şahsım tarafından çekilmiş olup aklıma vitrin ilişkilerinin olduğu bölgeye ''crime scene do not cross'' şeritleri çekme fikrini getirmiştir. Kaç km şerit gerekir dersiniz?

10 yorum:

Barakuda dedi ki...

bu cansız mankenlerin değeri gözümde cansız adam vahe'nin onda biri kadar değil.. alayı sahte, adi vs.. amma bu tiplerin yarattığı etkinin ilişki denen şeyin geneline yayıldığını hissettim sanki bu yazıda.. bu da saçma geliyo açıkçası.. her anın, her olayın, her kavramın kendine ait bir "ta ak" unsuru vardır bu kaçınılmazdır, ama genellemek? bilemiycem..

soulfrog dedi ki...

Geneline yayma sözkonusu değil, belli bir prototip sundum. O çerçevede değerlendirmen gerekiyor.

Vitrin dememdeki amaç da oydu zaten.

Müge dedi ki...

Bu prototipler, tanımladığınızdan farklı giyimlerle de olsa, benim de uzun süredir dikkatimi çekiyor ve sinirlerimi kaşıyor.
Benzer akımların sokakta yürüyen cisimleşmiş halleri tarzındaki bu "çiftler", tek başına var olamıyor, uyumlu görünerek etrafa "biz" ve "güçlü" imajını ıkınarak çizmeye çalışıyorlar gibi geliyor. "Çift" olmanın, markalarla ve/veya görüntüyle çiftleşmediğini, cilâlanmadığını ve sakil durduğunu idrak edemeyen kabız ruhlar...
Amma dağıttım ortalığı ha! :))

soulfrog dedi ki...

Güzel oldu bu. Anlatmak istediğim şeyin size ulaştığını görmüş oldum:) Önyargıdan fazlası olduğunu anlatmak istiyorum, çünkü iyi bir gözlemci çevrede olan biteni az çok bilir. Artık mimiklerden ne sinyal vermek istediklerini anlar hale geldim. Hepsine sağa çek yiğenim demek istiyorum aslında. Derdim bu.

Müge dedi ki...

Ne sağa çekmesi, benim de "bas git ciğerim" diyesim geliyor :)

Partnerimden farklı giyinmekle kendimi daha bir "ben" hissediyorum, ben de tersine yani. Ha bu partnerime gıcıklığına değil, kaybetmenin çok kolaylaşır hale geldiği "ben" olgusuna sahip çıkmak adına yapılan bir duruş. Bu, geride konuşlanmış/konuşlansın diye neredeyse baskı yapılan "tek başına kendin olabilmek" ve "çift hissetmeden de varım arkadaş" diklenmesi belki de. Ve sadece giyimle de yapılabilecek bir şey değil.

Kasımpaşalı da değilim ama... :))

(Partnerime acımayın yaw. Bunu eninde sonunda kabullenebilenle yaşamak daha bi lezzetli)

soulfrog dedi ki...

Giyim sadece bir sembol oluyor. Bir konsept meselesi bu işler, bunun içinde düşüncesi de var, hal ve hareketleri de var. Var da var yani...

Müge dedi ki...

Hem de nasıl.
Bingo!
Hemfikiriz.

Barakuda dedi ki...

zamanında msnde, ilişkileri anlayamadığını söylediğini, arkadaşlarının ilişkileri garipsediğini, ve böyle şeylerin gereksiz olduğundan dem vurdupunu gözönüne alarak demiştim o lafı.. yani genel bi gıcıklığın üzerine tek bir noktadan vurulmuş "prototip".. bence kaptım olayı baştan..

e msnde falan da demek imkansız bunları, msn de gereksiz çünkü..

bunu da yayınlama sakın ki yazdıklarının ulaşamadığı öküz kişi olarak yer edeyim yorum sayfasının tepesinde :)

çav..

Barakuda dedi ki...

aa onay kalkmışş :) gereksizdi zaten popülerlik amacı gütmeyen bloglarda.. yeni yazı tipi de okumayı zorlaştırıyor beh eskisi daha mı bi şeydi?

soulfrog dedi ki...

Msn' i iletişim aracı olarak pek kullanmıyorum doğru. Yazılanların herkeste aynı etkiyi uyandırması şart değil. ''böyle şeyler'' dediğim şeyleri anlattım zaten burda. Tırnak içine bu kalıba uygun algıladığın bütün ilişkileri sokabilirsin.

Onay uzuuuun zamandır yok zaten. times new roman bu, gözüme ne güzel gelirse onu uyguluyorum. Demek zormuş bunu okuması, neyse başkasını denerim bir de.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...