18 Mayıs 2010

Slow Motion Suicide


IAN CURTIS'e

Atmosferle bir oluşunun 30. yıl dönümü... Tüm kaosuyla mavi sandığımız gökyüzünün gri olduğunu önce atmosphere'i yazarak sonra da atmosphere'in ta kendisi olarak gösterdi bize Ian Curtis.18 Mayıs 1980'de evinin mutfağında çamaşırlığı darağacına dönüştürdü. Çamaşırlığı kullanmasının ironik bir tarafı var bana göre. Evdeki en uygun intihar aracı falan filanla işim olmaz. Bu adamın her yaptığına bir anlamlı taraf aramak gibi bir misyon edindim kendime. Yaşadığı süre boyunca epilepsi nöbetleri sayesinde hayli silkelenmiş, ancak üstündeki karanlığı, kiri temizlenmemiş bir çamaşır gibi arınamadan hayatına devam etmiştir. Karanlık olan O'nun düşünceleridir. Son hamlesini de hayatta yeterince silkelendikten sonra artık huzur bulacağı bir askı yaratarak yapmıştır.

Ian Curtis, askıdaki bedeninin sessizce uzaklaşmasına tiradını çoktan yazmış, atmosphere'i yaratmıştı. Üstüste onlarca kez atmosphere dinleme günü bugün.

''don't turn away in silence'' yazarken sessizlik olmayı mı düşünüyordu? Kim bilir... Her köşe çoktan terkedilmişti zaten O'nun için.
Ölmeden 5 gün önce kızı Natalie ile çektirdiği fotoğrafı, Curtis'in hayatına tanıklık eden son fotoğraf...

Bugün, sabahın erken saatlerinde CONTROL'ü yeniden izledim. Ian Curtis'i muhteşem bir performansla bizlere sunan Sam Riley'i izlerken o kadar çok kendimi kaptırıyorum ki bazı anlarda Ian Curtis kendi kaderini baştan sona bilip bir senaryo yazmış ve oynamış hissine kapılıyorum. Şarkı sözlerinde hayata dair ne varsa dile getiren, sanki her şeyi başından biliyormuşçasına haykıran da Ian Curtis değil miydi zaten?

the eternal'da
  ...
procession moves on, the shouting is over
praise to the glory of loved ones
now gone
talking aloud as they sit
round their tables
scattering flowers washed down by the rain
 ... 
Bu kısımda adeta bir ölüm törenin tasvirini yapar. Şarkının sallandıran ritmi, yasa tutuşmuş bünyenin salınımlarıdır. 

no words could explain,
no actions determine
just watching the trees
and the leaves as they fall
 ... 
Aslında ne açıklanmayı istiyor ne de yaptıklarının anlamlandırılmasını... Yanıt bu sanırım. Ağacın rüzgarda salınışını değil de yere düşerken izlenmesini uygun görmüş. Yeterince yerlerde debelenmiş birinin gökyüzünde salınan bir ağaca dikkat kesilmesi garip olurdu zaten. 


Ancak ben şarkı sözlerini didik didik edip ne demeye çalıştığına dair izler aramaktan kendimi alamıyorum. Beynimi Ian Curtis'in son gününde yaptıklarıyla meşgul ederek oyalamaya çalışıyorum. Gerçi sözleri çoktan mercek altına alıp kafa yormuşluğum var. Bugün için tekrar tekrar sözlere odaklanmayı bırakıp Stroszek ve Control izleyip Iggy Pop'un the idiot'ını dinleyeceğim. Anma günü ritüelim bu.
Control'den en güzel sahneler de burda: (Filmin hepsini kareleyesim var...)






























4 yorum:

manzanasverdes dedi ki...

May he rest in peace.
Yalnız son cümleler yarım mı kalmış gurbaam?

pink plastic jesus dedi ki...

muhteşemsin

soulfrog dedi ki...

@manzana Yanlışlıkla yarım halini yayınlamıştım. Şimdi tamamıyla bitti. İnanılmaz bir gün yaşıyorum...

@pink plastic jesus, çok teşekkür ederim. umarım sen de yarım haline denk gelmedin. İşte şimdi bir bütün:) Ama yine de yarım mı:/ Yetmiyor anacım yetmiyor.

manzanasverdes dedi ki...

Tamam şimdi gördüm tüm halini, eline sağlık.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...