7 Mart 2015

Selamsız



Çok söz vardı söylenecek, hiçbirini söylemedim. İçimde kalan bir şey de yok. Kelimeleri bazı zamanlar ait olmadıkları kişilere yöneltiyoruz ya, heba oluyorlar. Kelimelerimin beline ip bağladım, iyi bir matematikçi nasıl düğüm atması gerektiğini de iyi bilir. Gerektiğinde de kelimeleri düğüm düğüm eder, boğazım düğümlenmesin yeter ki.

Neler oluyor dersiniz? Bundan milyon yıl öncesinden farklı değil. İnsan var olduğu sürece olanlar genelde aynı. Geçmiştekilerin çirkin enerjileri kimlerin içine girdi sizce? Onlardan kaçıp iyiler üzerimize düşsün diye gökten düşen kemikleri yakalayan köpek oyununu oynuyoruz hep birlikte. İyilik yerine kötülüğü yakalayan hayatı boyunca kemirsin dursun.

Diğer taraftan, kimin rüyası isem bu aralar götü açıkta kalmamış ki huzursuzluk çekmiyorum. Bir süre uyurken kıpırdamasın. Ben onu bulana dek stabil dursun mümkünse, onu bulunca rüyasını sonlandırcam kendi rüyamda kendimi yaşatacağım.

Aramaya çıktım, uzun süredir yer bir yok ki ait olayım. Yolculuğumu parmak uçlarımın üstünde gerçekleştiriyorum, başka hayatlara varlığımı hissettirmeden kilometreler kat ettim. Böyle iyi. Zaten millet gökten düşecek kemikleri yakalamakla meşgul, varlığım pek müşkül durumda değil böylece.

Ah, coşku.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...